9 Eylül 2013 Pazartesi

ÜÇ DİL


En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
En azından üç dil
Birisi ana dilin
Elin ayağın kadar senin
Ana sütü gibi tatlı
Ana sütü gibi bedava
Nenniler, masallar, küfürler de caba
Ötekiler yedi kat yabancı
Her kelime arslan ağzında
Her kelimeyi bir bir dişinle tırnağınla
Kök sökercesine söküp çıkartacaksın
Her kelimede bir tuğla boyu yükselecek
Her kelimede bir kat daha artacaksın

En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Canımın içi demesini
Kırmızı gülün alı var demesini
Nerden ince ise ordan kopsun demesini
Atın ölümü arpadan olsun demesini
Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini
İnsanın insanı sömürmesi
Rezilliğin dik alası demesini
Ne demesi be
Gümbür gümbür gümbür demesini becereceksin

En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil
Çünkü sen ne tarih ne coğrafya
Ne şu ne busun
Oğlum Mernus
Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun.
Bedri Rahmi EYUBOĞLU

21 Ağustos 2013 Çarşamba

her şeyin çaresi SEVGİ........

Bugüne kadar şeytanın en tehlikeli oyunlarını boşa çıkaran bir büyü varsa o da sevgidir. Nebiler; firavunların, nemrutların, şeddatların gayız ve öfke ateşlerini sevgi kevserleriyle söndürmüşlerdir. Bütün hak dostları, şirazesi kopmuş bir kitabın eczası gibi şuraya-buraya saçılmış disiplinsiz ve asi ruhları sevgiyle bir araya getirmiş ve insanî münasebetler alış verişinde buluşturmuşlardır. Sevginin gücü her zaman Hârût ve Mârût'un sihrini bozacak kadar aşkın olmuş ve Cehennem ateşini söndürecek kadar da tesirli. Bu itibarla da sevgi silahına sahip olan birinin artık bir başka silaha ihtiyaç duyacağını sanmıyorum.. evet sevgi, namlusundan fırlamış mermi ve top güllelerini bile tesirsiz hâle getirecek kadar güçlüdür.

5 Ağustos 2013 Pazartesi

Karbonatın Mucizevi Faydaları

Çoğu kişi, karbonatı sadece hamur işi yapımında kullanıldığını düşünmektedir. Fakat bu besinin birçok yararı bulunmaktadır.Kozmetikten tutunda sağlığa kadar birçok yararlı etkisi olan ürün, suda çabuk çözülme özelliğine sahip olduğundan hemen hemen her sektörde kullanılmaktadır. Doğallıktan yana olanlar için çok özel bir ürün olan karbonat, birçok bölümlere ayrılmaktadır. Maden, kimya gibi birçok alanda kullanılan çeşitleri vardır. Sodyum, magnezyum, kalsiyum, amonyum, baryum çeşitlerinden oluşan karbonatın, genel adı Karbonik bazik tuzudur. Karbonik asit bazlardan oluşan karbonat, tuzların ortak adını oluşturmaktadır. Bu ürün, kimyasal maddelerden oluşmuş olsa da çoğu içeriklerden daha doğal ve zararsızdır. Herhangi bir alerjik reaksiyonu olan kişileri olumsuz etkileyebilmektedir.4024_karbonat3Özellikle yaz aylarında işkence haline gelen terleme sorununa deva olan karbonat, doğal yollardan terleme fonksiyonunu aza indirmektedir. Aşırı terleme problemi yaşayan kişilerin kullanabileceği ürün, ucuz olması ile de çok cazip bir seçenektir. Kokuyu ve terlemeyi engelleyen bu doğal yöntem, aynı zamanda cildinizin daha yumuşak ve pürüzsüz olmasını sağlamaktadır. Karbonatı ve bir miktar sirke bileşenini karıştırıp krem şekline getiriniz ve banyo çıkışı bu karışımı koltuk altına ya da en çok terleme yapan bölgelere hafif bir şekilde masaj yaparak uygulayınız. Bu karışımın etkisi birkaç gün sürecektir. Ve deodorant kullanmak zorunda kalmayacaksınız. Cildinizin pürüzsüz olmasını ve nem kazanması için karbonat ve su karışımım ile yüzünüze masaj yapınız. Yumuşak ve parlak bir cilde sahip olacaksınız. Burada dikkat edeceğiniz en önemli husus, yüzünüzü çok iyi durulamanız’dır.4024_asiri-terleme-ozguven-eksikligine-neden-olabiliyor-4696320_7776_oTemizlik içinde etkili yararları bulunan karbonat, zor gibi görünen işleriniz çok kısa sürede halletmenize yardımcı oluyor. Özellikle ev hanımlarının tasarruf yapmasını sağlayacak ürün, deterjan kullanımını yarı yarıya indirecektir. Çamaşırlarınızın daha iyi dezenfekte etmeye yarayan karbonat, aynı zamanda kimyasal çözeltilerden arındırmasına yardımcı olacaktır. Çamaşırlarınızı deterjan ve bir miktar karbonat ekleyerek yıkayabilirsiniz. Gümüş olan eşyalarınızı parlatmak için su ve karbonat karışımını kullanabilirsiniz. Aynı şekilde porselen ya da kararan mutfak eşyalarınız için de kullanabilirsiniz. Fakat bu eşyalar için limon ile karışım yapmanız gerekecektir.
Paslanmayı önleme için ise yine bu ürünü kullanabilirsiniz. Mutfak tezgahlarını, zeminleri, lavobaları, fayansları, bu ürün ile ovalayıp daha temiz ve hijyenik bir ortam yaratabilirsiniz. Temizlenmesi zor olan yağ ve meyve sularını çok rahat karbonat ile temizleyebilirsiniz. Yağ ya da meyve suyu dökülen bölgeye karbonat dökünüz ve biraz bekleyiniz bu olumsuz faktörlerin kaybolduğuna şahit olacaksınız. Tıkanan giderleriniz açmak için 2 litre kaynar su ve karbonatı karıştırıp giderlere dökerseniz, çok çabuk açıldığını göreceksiniz.4024_n8d6z9d_dis_beyazlatma_yontemleri_karbonat_1Karbonat koku giderme konusunda oldukça başarılıdır. Halı ve tüllerde meydana gelen kokuları gidermektedir. Ayrıca ağız kokusunun en doğal bileşenidir. Bembeyaz dişlere sahip olma isteyenler, çok kolay bir uygulama ile istedikleri beyazlığa kavuşabilecekler. Dişinizi fırçaladıktan sonra fırçanıza karbonat sürerek tekrar fırçalayınız. Tuz ile karıştırdığınızda dişlerinizde biriken zararlı maddeleri temizler ve ağız tedavisinde olumlu sonuçlar verir. Bakterileri dezenfekte eden ürün, ağız kanserine engel olmaktadır.
Sağlık açısından önemli bir yere sahip olan karbonat, mide sorunu yaşayan kişilerin de imdadına koşmaktadır. Yemek sonrasında ağrı çeken ve sindirim zorluğu yaşayan kişiler, bir miktar karbonat ve suyu karıştırıp içerler ise rahatlayacaklardır. Kepek sorununu ortadan kaldıran karbonat, aynı zamanda saçlarınız daha kısa sürede temizlenmesini sağlamaktadır. Saçlarınız yıkadıktan sonra karbonat ile masaj yaparsanız kepek probleminden kurtulabilirsiniz. Bademcik problemini ortadan kaldırmak için karbonat ile suyu gargara yapınız.
Yazar: Elif Acıkgöz

1 Ağustos 2013 Perşembe

SEVGİLERDE


Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.

Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telâşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vaktiniz olmadı.

Behçet NECATİGİL

24 Şubat 2013 Pazar

Zehir(N.F.K)...Son şiiri--(R.K)
Çocukken haftalar bana asırdı;
Derken saat oldu,derken saniye...
İlk düşünce,beni yokluk ısırdı:
Sonum yokluk olsa bu varlık niye?

Yokluk,sende yoksun,bir var bir yoksun!
İnsanoğlu kendi varından yoksun...
Gelsin beni yokluk akrebi soksun!
Bir zehir ki,hayat özü faniye...

21 Şubat 2013 Perşembe

Ahlak katili diziler, bize ensest ikram eden senaristler

                                                                                                        







Ahlak katili diziler, bize ensest ikram eden senaristler

21 Şubat 2013 PerşembeSüleyman ÖZIŞIK
Önce ratingleri mafya dizilerinde, yetmeyince bu kez  şevhet fırtınasında aradılar. O da yetmeyince hayallerindeki rolü devreye soktular!

Ailelere bu kez ensest ikram ediyorlar!

Belli ki; gerçek hayatta, izbe köşelerde yaşadıklarını, epeşkere yapmak isteyen ensest sevdalıları, toplumun değer yargılarını sanata ve sanatçıya saygı kisvesi altında alabora etmeye ahdetmiş.
Milletin nimet bildiği değerlerine göz koyan şeref yoksunları dizi dizi dizilmiş. İnsanlığın en değerli hazinesi olan edep ve hayayı ortadan tamamen kaldırıp, milleti anasına, bacısına, kızına, yengesine sarkacak kıvama getirmek için şeytanı utandıracak hamleleri ardı ardına yapıyorlar.

Bir kardeşin kollarından diğerinin kucağına, karısının koynundan, yengesinin yatağına süzülenlerin adı "Aşık" olmuş.

Fahişeyi masum, onu yatağa atmak için yarışan iki kardeşi sevdalı, hapçıyı, hırlıyı hırsızı birer gariban göstererek en ölümcül zehri günbegün toplumun bilinç altına zerkediyorlar. Kimlerin, kimin hayatına girdiği, hangisinin hangisine seksi endam ettiği belirsiz.

Bir herc ü merc yaşanıyor.

Ekranın üst köşesine "13+, 18+" yazarak sözde çocukları korumaya çalışıyorlar. "Yaşınız bunun üstündeyse, artık kim kimi yakalarsa..." diyerek belli bir kesime sapkınlığı ezberletmeye çalışıyorlar.

Namussuzluğu yaş sınırıyla sınırlayacak kadar iffetsizler. İnsanlık ve hayvanlık sınırından bihaberler. At tayına, eşek sıpasına, köpek eniğine, domuz bile yavrusuna şevhetle bakamazken, kanı bozuk, ciğeri beş para etmezler bizlere, "Yahu kimseyi bulamazsanız ailenizi düzün"diye rol biçiyorlar.

Diziyi uzattıkça, daha çok para kazanacaklarını biliyorlar! Senaryo ona göre yazılıyor. Ya iki kardeş aynı kızı kovalıyor, ya yeğen amcasının karısını bir kuytuda kıstırmaya çabalıyor.

O da olmazsa apartman sensörlerinin bile seçemediği boydaki öğrenciyi öğretmenine aşık diye mecnunlaştırıyorlar. Lise öğrencilerinin okulda alkol almasının, ilişkiye girmesinin ve dahi hamile kalmasın çok normal bir şey olduğu fikrini akıllara nakış gibi işliyorlar.

Ya biri olgun seviyor, ya diğeri sübyancı oluyor. Çarpık ve sapkın ilişkilerle bezenmiş sahneler uzadıkça uzuyor, namus ve haya duvarları şerefsizce dövülüyor.

Amaç belli.

Ahlaksızlığı, normalleştirmek!

Kısacası ahlak katili diziler, iblisin askerlerinin elinde...

Sadece diziler mi?

Bir devlet tiyatrosunda, anneyle oğul arasında geçen ensest ilişki, en şevhet uyandıran sahnelerle izleyicilere sergileniyor. Bunları yapanlar, devletin benden ve sizden aldığı vergilerle maaşını ödediği devlet sanatçıları.

Haberlerin altına iliştirilen yorumlara göz atıyorum, içindeki şeytanı uyandırdıkları bir genç,"Annem çirkin, yoksa affetmezdim" diye hayıflanıyor!

Irza ve namusa kasteden senaristler daha çok para kazandıkça azıyor, kazandıkça toplumun değer yargıları daha çok kalbura çevriliyor.

Bedeli ise şiddet, taciz ve tecavüz olarak kadınlara fatura ediliyor. Gazete sayfaları, 3 yaşındaki bebeğe, 88 yaşındaki nineye tecavüz, aile içi çarpık ilişkilerle dolup taşıyor.

Ve ne acıdır ki, bir iki haftada yayından kaldırılması muhtemel dizilere bu toprakların insanları ruh veriyor, can veriyor.

Hal böyle olunca, her ağızdan, "Ne olacak bu toplumun hali" sözü çıkıyor, ama herkes her zaman yaptığını yapıyor.

Yani hiçbirşey yapmıyor!

Adına RTÜK denen, börtü böcek dizilerinden bile bir keramet çıkarmaya çalışan kurum da afyon yutmuş gibi bu rezilliği, bu kepazeliği izliyor. İzliyor çünkü benzeri dizi veya yarışmalar, Başbakan Erdoğan'a akrabalık bağıyla bağlı olan bir zatı muhteremin kanalında yayınlanıyor.

Belli ki, "Biz böyle ecdat tanımadık" diyen Erdoğan'ın bu kez de, "Biz böyle aile kavramı tanımadık" demesini bekliyor RTÜK'teki azizler.

****

Sahi artık yetmedi mi?

İzleyerek yarattığınız canavar sizi yemeye başladı.

Bu çıldırmışlık, bu gözü dönmüşlük edep fukaralarının yanına kar mı kalacak?

Bu hayasızlığı sergileyenleri kasırga gibi darmadağın etmek gibi bir düşünceniz hala yok mu?

Hala mı şah damarınıza basılmadı?

Eğer içinizde ailenin mukaddes olduğuna dair bir küçük inanç var ise, eğer hala ahlaksızlığın karşısında duracak yüreğiniz ve cesaretiniz var ise, bir adım öne...

Size fenalığı ikram edenleri cehennem azabıyla tanıştırma günü bugündür. Boşuna, "Dünyanın çivisi çıkmış" diye sızlanmayın.
O çiviyi yerine çakmanın tam zamanıdır...